Kanser, günümüzde birçok insanın korkulu rüyası haline geldi. Fakat, Sivas'ta yaşayan 45 yaşındaki Ayşe Yılmaz’ın (gerçek isim değiştirilmiştir) hikayesi, bu hastalıkla mücadelede umut verici bir örnek olarak dikkat çekiyor. Ayşe, hastalığına karşı duyduğu mücadele azmi ve doktorunun önerilerine sadık duruşuyla kanseri yenmeyi başardı. İşte onun dokunaklı hikayesi, yaşadığı zorluklar ve kazandığı zafer.
Ayşe, 2020 yılında baş ağrıları ve aşırı yorgunluk hissi ile doktora gitti. Yapılan tetkikler sonucunda, o sırada henüz 43 yaşında olan Ayşe’ye, meme kanseri teşhisi kondu. Bu haber, ailesi ve yakınları için büyük bir yıkım oldu. Ancak, Ayşe kararlılığını hiç kaybetmedi. “Tedaviye başlar başlamaz, hayatımın akışının değişeceğini biliyordum. Bunun üstesinden gelmek zorundaydım,” diyor. Hastalığın başlangıcında yaşadığı bütün korkuları bir kenara iterek, süreci en iyi şekilde atlatmak için çaba göstermeye karar verdi.
Doktorları, Ayşe’ye öncelikle kemoterapi uygulamayı önerdi. Tedavi sürecinin başlarında, yaşadığı fiziksel ve ruhsal zorluklar karşısında zaman zaman pes etse de, destek aldığı aile üyeleri ve arkadaşları ona güç verdi. Özellikle, doktoru Prof. Dr. Metin Demir’in (gerçek isim değiştirilmiştir) tavsiyeleri, tedavi sürecinin en kritik aşamalarında ona ışık tuttu. “Doktorum, her zaman pozitif kalmamı ve sağlıklı beslenmemi söyledi. Eğer ona sadık kalırsam, bu hastalığı yeneceğimi her seferinde tekrarladı,” diyor Ayşe.
Kemoterapi tedavileri sonrasında, Ayşe’nin durumu hızla değişti. İlk başlarda zayıflayıp hastalandıkça korkularına karşı direncini kaybetse de, zamanla iyileşmeye başlamasıyla birlikte kendine olan güvenini artırdı. “Kendimi yeniden güçlü hissetmem gerekiyordu. Uzmanların önerileri doğrultusunda spor yapmaya ve kendime dikkat etmeye başladım. Bütün bunlar beni hayata döndürdü,” şeklinde ifadelerde bulunan Ayşe, doktorunun sürekli olarak pozitif düşünmenin önemine vurgu yaptığını belirtmektedir.
Ayşe, sağlıklı beslenme ile birlikte yaşam biçimini tamamen değiştirdi. Sebze ve meyve ağırlıklı bir diyet uygulamaya başladı. Ayrıca, her gün düzenli egzersiz yaparak hem bedenini hem de ruhunu güçlendirdi. Tedavi süreci boyunca karşılaştığı güçlükler ona, hayatın değerini bir kez daha hatırlatmış oldu. Sonuç olarak, 2021 yılının sonlarında yapılan kontrollerde hastalığın tamamen gerilediği müjdesini aldı. “Artık hayatı dolu dolu yaşamak için buradayım ve hiçbir şey asla geç değildir,” diyerek hayatına dair yeni hedefler belirlediğini sözlerine ekliyor.
Ayşe Yılmaz, kanserle mücadelesinde bu zorlu dönemin üstesinden gelerek sadece kendisi için değil, çevresindeki diğer kanser hastaları için de ilham kaynağı oldu. Sağlık kuruluşları ve yerel dernekler, onun hikayesini paylaşarak daha fazla insana ulaşmayı hedefliyor. Hastalığı yendikten sonra, kanserle mücadelede destekleyici özverili faaliyetlerde bulunmaya başladı. “Ben bunu başardım, başkaları da başarsın,” dediği cümlelerle, tedavi sürecindeki diğer hastalara umut vermek amacıyla destek grupları oluşturmaya karar verdi.
Sonuç olarak, Ayşe Yılmaz’ın hikayesi, pes etmemenin ve kaliteli bir yaşam için mücadele etmenin önemini gözler önüne seriyor. İstanbul'da düzenlenen bir etkinlikte, Ayşe’nin hikayesini dinleyenler arasında birçok doktor ve sağlık uzmanı da vardı. Ayşe, zihinsel ve fiziksel sağlığını korumanın yanı sıra, toplumu bilinçlendirmek amacını güttüğünü her fırsatta vurguluyor. “Kanser bir durak değil, hayatın içinde bir mücadele yolculuğu. Hep birlikte bu yolculuğu kolaylaştırmalıyız,” diyor.
Ayşe’nin yaşadığı bu ağır süreç ve sonunda kazanmış olduğu zafer, kanserle mücadele eden pek çok kişi için umut ışığı oldu. Sağlığına kavuştuğu günden itibaren, hayatında yola çıktı ve her anı değerlendirmeye başladı. “Artık hayatta her şeyin bir anlamı var – sevgi, dostluk ve mücadele,” diyerek hayatında yeniden dönüm noktası yaşadı. Bütün bu olayları yaşamanın ardından, Ayşe Yılmaz, gelecekte yapılacak olan sağlık seminerlerine katılmayı ve bu konudaki bilgilerini geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.